Aşkı anlamak için mecnun olmaya,adil olmak için Ömer olmaya gerek yok..Bunlar zaten yaratılıştan beri var olan duygular.Yeter ki insan aşkın zirvesine çıkmaya,adalet terazasini dengede tutmaya çalışsın.
Çaresiz bir insanın halinden anlamak için de gamlı yüreğini çıkarıp görmeye gerek yoktur.Peki… Dertli birini nasıl mı tanırsınız?Gözlerinin içine bakın…orada gördüğünüz çaresizlik size kılavuz olur ve sizi ta derine,yaralı gönlüne [...]
Kurulduğu günden bu yana her sabah büyük bir heyecanla derneğimizin kapısını açıyor ve bugün hayat bize hangi dersi öğretecek diye beklemeye başlıyoruz.Çaresiz bir yığın insanın,çare diye sarıldığı kapılardan bir kapı olmak hiçte kolay değil..Çoğu zaman öyle sıkıntılarla karşılaşıyoruz ki;o sıkıntının içinde boğulan karşımızdaki mi? Yoksa ona çare olamadığımızda biz miyiz?Ayırmak zor..Onlar mı bize muhtaç,biz [...]
Fikret ‘i tanıdığımda birinci sınıfa gidiyordu. Ama onu ilk gördüğümde sırtında önlüğü, elinde çantası yoktu. Diğer yaşıtları gibi yeni alınmış parlak okul ayakkabıları da… Sırtında kolları eskimiş yırtık bir kazak, elinde ilk işe başlayanların kullandığı küçük bir boya sandığı.
Evet… Fikret birinci sınıfa gidiyordu ama şimdiden okulu bırakacağından söz ediyordu: “ Hasta anneme bakmak zorundayım, [...]
Sakın bu sözü duyar duymaz elinizdeki hamuru yıkamaya kalkmayın. Çünkü elimizin hamurunu yıkamadan yapabileceğimiz bir sürü şey var..
Elimizin hamuru ile neler mi yapabiliriz? Gelin bir kaçını sıralayalım:
Gönül kapılarımızı ardına kadar açıp, ne çok kişiye yer olduğunu görebiliriz… Güzel dinleyip, güzel konuşup, güzel bakabiliriz…
Bir cana yaklaşıp halini sorabiliriz…
Ben! demeyip yine tek hece yorularak “biz” diyebiliriz…